Dava Ve Ceza İlişkisini Düşüren Sebepler Nelerdir?
Ceza ilişkisinin olağan sona eriş şekli infazdır. Ancak infaz dışında da bazı sebeplerle bu ilişki sona erebilir. İşte bu sebepler Türk Ceza Kanunu tarafından şu şekilde belirtilmiştir:
Sanığın veya hükümlünün ölümü (TCK m. 64)
Af (TCK m. 65)
Dava ve ceza zamanaşımı (TCK m. 66, 68)
Şikâyetten vazgeçme (TCK m. 73)
Ön ödeme (TCK m. 75)
Şüphelinin, Sanığın ve Hükümlünün Ölümü
Şüphelinin, sanığın veya hükümlünün ölümü, ceza ve infaz ilişkisini sona erdiren tabii bir sebeptir. Soruşturma evresinde suç şüphesi altında olan kişinin ölmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından CMK m. 172 uyarınca kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Başka bir ifadeyle, dava açılmadan önce şüphelinin ölmüş olması hâliyle kamu davası açılmasına engeldir.
Sanığın ölümü halinde açılmış olunan kamu davasının düşmesine karar verilir. Hükümlünün ölümü durumunda ise infaz ilişkisi düşer. Bu, adli para cezaları için de geçerli olup, adli para cezası mirasçılarından istenemez. Bu, hükümlünün ölümünden önce kesinleşmiş para cezaları için dahi böyledir. Lâkin TCK m. 64/2 son cümle uyarınca, “Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.”
İştirak hâlinde işlenen suçlarda tabidir ki soruşturma veya kovuşturma diğer şerikler bakımından devam eder.
Mağdurun ölümünün ceza veya infaz ilişkisine herhangi bir etkisinin olmayacağı unutulmamalıdır.
Af
Af, genel ve özel af (öğretide Cumhurbaşkanının affı da özel af kapsamı içinde değerlendirilmektedir) olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkar. Kamu davasını, hükmolunan cezaları ve mahkûmiyetin bütün neticelerini ortadan kaldıran af genel aftır. Özel afise mahkûmiyetin tüm neticelerini ortadan kaldırmaz. Hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilir veya infaz kurumunda çektirilecek süre kısaltılır ya da hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Öte yandan, cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
TCK’nın 74/1. maddesine göre, “Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri alınmasını gerektirmez. ”
Zamanaşımı
Dava ve ceza zamanaşımı olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkar. Dava zamanaşımı, belli bir süre içinde hakkında ceza davası açılmamış veya dava sona erdirilmemiş (hüküm kesinleşmemiş) bir kişi için dava açılmasına ya da açılmış olan davanın devamına engel olan süre, ceza zamanaşımı ise, verilen ceza kesinleştikten sonra aradan zaman geçmesi yüzünden devletin cezayı yerine getirmek hakkını ortadan kaldıran süredir diyebiliriz.