Ceza Yargılamasında Yargılamanın Yenilenmesi Nasıl Yapılır?

Ceza Yargılamasında Yargılamanın Yenilenmesi Nasıl Yapılır?

Yargılamanın Yenilenmesi

Kesinleşmiş, hatta cezanın infazı tamam­lanmış hükümlerin dahi sonradan hatalı verilmiş oldukları anlaşılabilir; hatta hatta hükümlü ölmüş bile olabilir. Hele ceza hukukunda amacın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu da gözönünde bulundurulduğunda, bunun önemi daha da artmaktadır. İşte gerek sanığın lehine gerekse aleyhine olarak ortaya çıkan yeni durumlar do­layısıyla kesinleşmiş bir hükme rağmen, hükmün tekrar ele alınmasına olanak sağlayan olağanüs­tü kanun yoluna “yargılamanın yenilenmesi” adı verilir. Bu kanun yolunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itirazı ve kanun yararına bozma­dan farkı, kararın nasıl kesinleştiğinin bir öne­minin olmamasıdır. Zira hatırlatmak gerekirse, Başsavcılık itirazına konu olan hükümler, temyiz incelemesinden geçen ve Yargıtay ceza dairele­rinin bozma dışında karar vermesi suretiyle ke­sinleşen hükümlerdir. Kanun yararına bozmaya konu olan hükümler ise kanun yolu incelemesin­den geçmeksizin kesinleşen karar veya hüküm­lerdir. Dolayısıyla Başsavcılık itirazı ve kanun yararına bozmadan kararın nasıl kesinleştiği, başvurulacak olağanüstü kanun yolunun belir­lenmesinde ayırıcı ölçütlerdir. Bunlardan farklı olarak, yargılamanın yenilenmesinde kararın ne şekilde kesinleştiği önemli değildir.

Hatanın giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol varsa, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesi Kanun tarafından kabul edilmemiş­tir (CMK m. 315/2). Ayrıca Kanunun aynı madde­sinde yer almış sınır içinde olmak üzere cezanın değiştirilmesi amacıyla da yargılamanın yenilen­mesi kabul edilemez (CMK m. 315/1).

Yargılamanın Yenilenmesi Şartları

Kanun yollarına başvurma hakkındaki genel hükümler, yargılamanın yenilenmesi istemi hak­kında da uygulanır (CMK m. 317/1). Yargılama­nın yenilenmesi istemi, bunun yasal nedenleri ile dayandığı delilleri içerir (CMK m. 317/2). İstem olmaksızın yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmesi mümkün değildir.

Genel olarak kanun yollarına başvurabile­cek kimselerin yanında, ölenin eşi, üstsoyu, alt­soyu, kardeşleri de yargılamanın yenilenmesi is­teminde bulunabilirler (CMK m. 313/2). Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi istemine engel olmaz (CMK m. 313/1). Hatta sayılan kişilerin yokluğu hâlinde, Adalet Bakanı da yargılamanın yeni­lenmesi isteminde bulunabilir (CMK m. 313/3). Bakanın sadece lehe yargılamanın yenilenmesi talep edebileceği kabul edilmektedir. Yine hü­kümlü veya onun yerine talepte bulunabilecek kişiler de ancak lehe yargılamanın yenilenmesini talep edebilirler. Buna karşılık Cumhuriyet savcı­sı, lehe veya aleyhe olacak şekilde bu yola baş­vurabilir.

Kural olarak yargılamanın yenilenmesini ta­lep için bir süre sınırı öngörülmemiş olmakla be­raber, 311/1-f’deceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kara­rıyla tespit edilmiş olması hâlinde, yargılamanın yenilenmesinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkeme­si kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebileceği öngörülmüştür. Ayrıca ceza infaz edilmiş, ceza zamanaşımı süresi geçmiş veya hükümlü ölmüş ise hukuki bir faydası olma­yacağından, hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilememelidir.

Yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını ertelemez. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebi­lir (CMK m. 312). Bunun için bir talebin olmasına da gerek yoktur.

Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri

Kanun’daki sayma tahdididir. İster lehe ister aleyhe olsun, belirtilen sebepler dışında bir se­beple yargılamanın yenilebilmesi mümkün değil­dir.

Hükümlünün Lehine Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri (CMK m. 311)

Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

  1. Duruşmada kullanılan ve hükmü etkile­yen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. Sahteliğin teknik anlamda anlaşılması, bunun suç teşkil ediyor olmasına bağlıdır. Suç teşkil etmiyorsa, ancak aşağıda (e) bendinde belirtilen “yeni olay” şeklindeki sebep olarak ileri sürülebilir.
  2. Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hü­kümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. Tercümanların da bu bent anlamında bilirkişi ol­dukları kabul edilmelidir.
  3. Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hü­kümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmi­yetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. Buradaki hâkimin kusuru “görev suçları” kapsamının içine giren bir kusur olmalı­dır; disiplin suçları buna dahil değildir. Öte yan­dan, Kanun, hâkimin söz konusu suçunun hük­me etki etmiş olmasını aramamıştır.
  4. Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm ke­sinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. Bu kuralın kıyas yoluyla idare mahkemesi hükümleri için de uygulanması gerektiği kabul edilmektedir.
  5. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya ko­nulup da bunlar yalnız başına veya önceden su­nulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içe­ren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. Yargıla­ma sırasında ileri sürülen, ortaya konulmuş ve tartışılmış olup da mahkemenin itibar etmediği deliller yeni değildir. Hüküm verilirken yargılama makamınca bilinmeyen veya yargılama maka­mından gizlenmiş deliller yeni kabul edilir. Dola­yısıyla yenilik, taraf yönünden değil, hâkim veya mahkeme yönünden aranmaktadır. Örneğin, mu­hakeme esnasında hiç dinlenmemiş bir tanığın ortaya çıkması yeni delil olarak kabul edilmeli­dir. Hatta bu tanık, tüm çabalara rağmen ulaşı­lamaması nedeniyle dinlenmekten vazgeçilmiş bir tanık dahi olabilir. Tabi yeni olay veya delilin varlığı, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebilmesi için tek başına yeterli de değil­dir. Bunun, yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın be­raatini veya daha az ceza ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması da gerekir.
  6. Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İn­san Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan baş­vuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İn­san Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği ta­rihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

Yukarıdaki (f) bendinde yer alan hüküm, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahke­mesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tari­hinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi­ne yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.

Sanık veya Hükümlünün Aleyhine Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri (CMK m. 314)

Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava aşağıda yazılı hâllerde sanık veya hü­kümlünün aleyhine olarak yargılamanın yenilen­mesi yolu ile tekrar görülür:

  1. Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
  2. Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek ni­telikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise.

Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir ni­telikte ikrarda bulunmuşsa. İkrarın, yal­nızca daha önce beraat kararı verilmiş

olması ve hakim huzurunda yapılmış olması durumunda anlam ifade edeceği­ne, yoksa bunun, cezanın arttırılmasında veya örneğin savcı ya da kolluk önünde yapılmış olması durumunda bir anlam ifade etmeyeceğine özellikle dikkat edil­melidir. Ayrıca ikrarın, diğer suç ortakla­rına da onların aleyhine olacak şekilde sirayet etmesi mümkün değildir. Çünkü yeni olay veya yeni delil ortaya çıkması aleyhe yargılamanın yenilenmesi sebep­leri arasında sayılmamıştır ve böyle bir ikrar olsa olsa bu anlama gelir. Ancak sanığın ikrarının diğer suç ortaklarının lehine olduğu hâllerde, yeni olay veya yeni delile dayanılarak bu kişiler lehine yargılamanın yenilenmesi yoluna gidile­bilir. Örneğin, A beraat etmiş B ve C ise mahkûm olmuştur. A, daha sonra burada sayılan koşullarda bir ikrarda bulunarak aslında B ve C’nin masum olduğunu, D’yi kendisinin öldürdüğünü söyleyebilir. İşte bu durumda, diğer tüm koşullar da gerçekleşmişse, bu ikrar B ve C açısın­dan yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak değerlendirilmelidir.

Öte yandan, bir suça dayanan yargılamanın yenilenmesi istemlerinin kabulü bazı koşullara tabi kılınmıştır. CMK m. 316 hükmüne göre, “Bir suç iddiasına dayandırılan yenileme istemi, an­cak bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmiş veya mahkûmiyeti gerektirecek nitelikte kuvvetli delil bulunmaması dışında bir nedenle ceza soruşturmasına başlanamamış veya sürdürülememişse kabul edilebilir. Bu Mad­de, 311 inci Maddenin birinci fıkrasının (e) ben­dinde yazılı hâlde uygulanmaz.”

Yargılamanın Yenilenmesi İsteminin İncelenmesi

Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü ve­ren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir (CMK m. 318/1). 303 üncü Madde gereğince Yargıta- yın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur (CMK m. 318/2).

Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir (CMK m. 318/3).

Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış (1) veya yargıla­manın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş (2) veya bunu doğrulaya­cak deliller açıklanmamış (3) ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir (CMK m. 319/1).

Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmek üze­re Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur (CMK m. 319/2).

İstemin kabule değer görülüp görülmediğine ilişkin kararlara itiraz edilebilmesine 319/3. mad­de olanak tanımıştır.

Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi iste­mini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir (CMK m. 320/1).

Delillerin mahkemece veya naip hâkim ta­rafından veya istinabe suretiyle toplanması sıra­sında, soruşturmaya ilişkin hükümler uygulanır (CMK m. 320/2).

Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhu­riyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşün­celerini bildirmeleri istenir (CMK m. 320/3).

Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü maddesinin birinci fıkra­sının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın yenilen­mesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir (CMK m. 321/1).

Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yeni­lenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir (CMK m. 321/2).

Ret veya kabul kararlarına karşı itiraz yolu­na gidilebilir (CMK m. 321/3).

Yeniden yapılan duruşma sonucunda ise mahkeme,

  1. Önceki hükmü onaylar veya
  2. Hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir (CMK m. 323/1).

Ancak mahkeme, şu hâllerde duruşma yap­maksızın da karar verebilir:

  1. Hükümlü ölmüşse mahkeme yeniden duruşma yapmaksızın gerekli delilleri topladıktan sonra hükümlünün beraatine veya yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir.
  2. Diğer hâllerde de mahkeme, bu hususta yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra duruşma yapmaksızın hükümlünün derhâl beraati­ne karar verir.
  3. Mahkeme beraat kararı ile beraber ön­ceki hükmün ortadan kaldırılmasını da karar altına alır.

Yargılamanın yenilenmesi isteminde bulu­nan kimse isterse, gideri Devlet Hâzinesine ait olmak üzere önceki hükmün iptaline ilişkin karar Resmî Gazete ile ilân olunacağı gibi mahkeme­nin takdirine göre diğer gazetelerle de ilân edile­bilir (CMK m. 322/4).

Yeni verilen hüküm aleyhine istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurmak mümkündür.

Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlü­nün lehine olarak yapılmışsa, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez (CMK m. 323/2).

Tazminat

Yargılamanın yenilenmesi sonucunda bera­at veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar bu Ka­nunun 141 ilâ 144 üncü maddeleri hükümlerine göre tazmin edilir (CMK m. 323/3).