Ceza Muhakemesinde Süreler Nelerdir? Nasıl Hesaplanır?
Hak Düşürücü Süreler
Sürenin geçirilmesi durumunda ilgilisinin artık o işlemi yapamayacağı anlamına gelen sürelerdir. Bu bağlamda örneğin 291/1. maddede belirtilmiş olan 15 günlük temyiz süresi hak düşücü bir süredir.
Koruyucu Süreler
Kanunun bir işlemin yapılamayacağı zamanı göstermek için sürenin aşağı haddini tayin etmesi durumunda söz konusu olan sürelerdir. Örneğin CMK m. 176/4’e göre, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunmalıdır. Böylece, Kanun’un gerekçesinde de belirtildiği üzere, yasa koyucu savunma hakkının kısıtlanmamasını amaçlamış bulunmaktadır. Zira sanığa makul bir süre verilmelidir ki sanık, kendisini savunmaya yönelik gerekli hazırlığını yapabilmiş olsun.
Yaptırımsız (Düzenleyici) Süreler
Kanun’un, bir işlem için süre öngörmekle beraber, bu süreye uyulmamasını herhangi bir yaptırıma bağlamadığı sürelerdir. Örneğin CMK’nın 268/2. maddesine göre, ‘‘Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.’’ Kanun bu süreyi belirlemekle beraber, buna uyulmamasının yaptırımını öngörmemiştir. Aslında amaçlanan, işlemin geciktirilmesine engel olmaktır.
Keza Kanun’un 177/1. maddesinde de sanığın, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle bu husustaki dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime vereceği öngörülmüş olmakla birlikte, bunu yapmamış olması, kendisinin savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuramaz.
Sürelerin Hesaplanması
Süreler saat, gün, hafta, ay ve yıl olarak belirlenmiş olabilir. Sürelerin hesaplanması, Kanun’un 39. maddesinde düzenlenmiş olmakla birlikte saat ve yıl olarak belirlenmiş sürenin hesaplama yöntemi Kanun’da gösterilmemiştir. Buna göre:
Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar; tebligatın yapıldığı gün hesaba katılmaz.
Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Örneğin cuma günü yapılan ve bir hafta işlem yapma süresi olan tebligata ilişkin işlemin en son yapılma zamanı takip eden ilk cuma günüdür.
Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. Örneğin 31 Ağustos’ta tebligat yapılmış ve bir aylık süre söz konusu ise sürenin dolduğu tarih 30 Eylül’ün mesai saati bitimidir.
Süreler tatil günlerinde de işler. Ancak son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.
Öte yandan, ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.