Asıl – Alt İşverenin İşçilik Alacaklarından Sorumlulukları

Asıl – Alt İşverenin İşçilik Alacaklarından Sorumlulukları

Alt işveren işçisi, alt işveren tarafından alt işverenin aldığı işten do­layı bu süre zarfında sadece bu işte çalışmış ve alt ve asıl işveren arasın­daki ilişki sona erdiğinde veya asıl işveren alt işveren ilişkisi devam ederken iş ilişkisi sonlanmış ise, işçinin feshe bağlı alacakları dahil tüm işçilik alacaklarından asıl işveren, alt işverenle birlikte sorumludur, işçi asıl işveren ilişkisi başlamadan önce de alt işveren işçisi olarak, alt işve­renin kendi işinde veya alt işverenin üstlendiği farklı bir asıl işverende çalışmış ve işçinin iş sözleşmesi sonra kurulan asıl alt işveren ilişkisi sırasında veya bitiminde sonlanmış ise, alt işveren tüm süre üzerinden işçilik alacaklardan sorumlu iken, asıl işveren sadece kendi dönemindeki süre ve ücret üzerinden alt işverenle birlikte sorumludur.

Asıl işveren ilişkisi sona ermesine rağmen, işçi alt işverenin kendi veya alt işverenin yeni yüklendiği farklı bir asıl işverene ait işte çalışıyor ise, fesih olgusuna bağlı haklar hariç, asıl işverenin kendi dönemindeki ücret ve süre üzerinden ücret ve diğer işçilik alacaklarından alt işverenle sonlandırılması halinde ise asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona erdiği tarihteki süre ve ücret üzerinden, sadece kıdem tazminatı ve gerçekleşen işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte sorumlu olacaktır. Fesih olgu­su asıl alt işveren ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleştiği için, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından asıl işveren sorumlu tutula­mayacaktır.

Asıl işveren örneğin alt işverenin işçisinin ödenmeyen ücretinden veya uğradığı iş kazasından doğan tazminattan alt işverenle müteselsilen sorumludur. Nitekim Yargıtaya göre; “İş kazasının meydana geldiği fab­rika binası inşaatı işini davalılardan X A.Ş. üstlenmiş ve binanın çatı inşa­atını diğer davalı Y Ltd Şti.’ ne vermiştir. Kazalı işçi taşeron firma Y Ltd Şti.’ nin taşeronu Z A.Ş.’ nin işçisidir. Şu duruma göre X A.Ş. asıl işveren olup, olayda herhangi bir kusuru bulunmasa dahi İş Kanununun 1/son (şimdi 2/6) uyarınca, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur.” Aynı şekilde, yüksek mahkeme isabetli olarak ihbar, kıdem, sendikal ve iş güvencesi tazminatlarından da asıl işverenin müteselsil sorumlu olduğu­nu karar altına almıştır.

Asıl işverenle alt işveren aralarında bir sözleşme yaparak işçiler için getirilen korumayı yani müteselsil sorumluluk kuralını ortadan kaldıra­mazlar, asıl işverenin sorumlu tutulamayacağını kararlaştıramazlar. Yargıtayın bu yöndeki isabetli kararına göre de ” L A.Ş… asıl işveren durumunda olup işyerinde meydana gelen işkazasından dolayı tali işve­ren Y.K. ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerekir. Davalılar «ırasında imzalanmış bulunan teknik şartnamenin 6. Ve 7. Maddelerinde, her türlü sorumluluğun işi yapan firmaya ait olacağı kararlaştırılmış ise de bu hükümler davacıyı bağlamaz. Ancak, davalılar arasındaki iç ilişki­sini ilgilendirir. Esasen İş Kanununun … anılan hükmü kamu düzenine ilişkin olup işçi aleyhine değiştirilmesi mümkün değildir.

İşçi, alacağı için işverene başvurduğu takdirde, ödemeyi yapan işve­renin alt işverene rücu hakkı saklıdır. Yargıtaya göre bu durumda işçile­re haklarını ödeyen işverenin açacağı rücu davası taşeronla arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmelidir.