TRAFİK KAZASI NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASINDA FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASINDA FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ

YARGITAY 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19438
KARAR NO : 2017/2199

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R-
Davacı vekili, 17/08/2012 günü A… yönetimindeki …7454 plakalı Özel Halk Otobüsü ile gerekli önlemler almadan otobüs hareket halinde olmasına rağmen iniş biniş kapılarını açarak davacının kızının ölümüne neden olduğunu, otobüs sürücünün düzenlenen kaza tutanağına göre birinci derecede tam ve asli kusurulu olduğunu beyanla, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek 2.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar sürücü ve İşletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline, belirlenecek tazminat miktarlarına yürütülecek avans faizinin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat talebini 37.896,49 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta AŞ vekili, …7454 plakalı aracın müvekkili nezdinde 17/12/2011 ile 17/12/2012 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkilinin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, davacının sigortalı veya araç sürücüsünün kusurunu kanıtlamak zorunda olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sonucunda belirleneceğini, davacının ölenin ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kuran …Petr. ve Otom. Ür. Tic. Ltd. Şti ve A…; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Davanın kabulü ile 2.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile ıslah edilen 35.396,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 08/04/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000TL manevi tazminatın davalılardan A… ile …Enerji Petrol ve Oto. Ürün. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, 6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir olunan manevi tazminatın kaza tarihine, murisin kusursuz olmasına ve tarafların sosyal ekonomik durumuna göre az olduğu; bu hali ile davacının manevi zararını karşılamaktan uzak olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
3-Dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan talep edilen manevi tazminat için kaza tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi istenmiştir. Ancak mahkemece hükmedilen manevi tazminat yönünden faiz hususunda hüküm kurulmamış olup bu da hatalı görülmüştür.
4-Dosya kapsamına göre, davacı vekili, dava dilekçesinin içeriğine göre davalı sigorta şirketinden sadece maddi tazminat talep etmiş olup davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talep etmemiştir.Buna rağmen talep edilmediği halde manevi tazminat yönünden davacı aleyhine davalı sigorta şirketi lehine 1.500,00 TL red vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:
 Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.