TAŞINMAZ SATIŞINDAN KAYNAKLANAN SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE DAİR ALACAK DAVASI
YARGITAY 3. Hukuk Dairesi
2015/8931 E.
2016/6612 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan bedelini peşin ödeyerek bağımsız bölüm satın aldığını, tapuda tescil işleminin gerçekleştiğini, daha sonra davalı tarafından açılan tapu iptali tescil davası sonucunda tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verildiğini, taşınmazın tekrar davalının eline geçmesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 160.000,00 TL’nin 07/01/2008 ödeme tarihinden avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin arsa ortağıyla birlikte bina inşaatının yapılması için dava dışı şirket ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca inşaata başlaması gereken müteahhidin inşaata başlamak için para bulması gerektiğini ileri sürerek, sözleşme gereği müteahhidin payına düşen 3 dairenin davalı ve ortağı tarafından müteahhidin gösterdiği kişilere satılmalarının sağlandığını, devir ve tescilini davalıdan talep ettiğini, davacının daireyi müteahhitten satın aldığını, bedelini müteahhide ödediğini ve davalının da müteahhidin isteği doğrultusunda tapusunu davacıya devrettiğini, 3 dairenin tapusunu müşterilerine devrini sağlayan müteahhidin, inşaata hiç başlamamış ve kayıplara karışmış olduğunu, müteahhidin sattığı dairelerin geri alınması ve sözleşmenin feshi için davacı ve ortağı tarafından dava açıldığını ve yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre bu dairenin müteahhide verilecek dairelerden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; kesinleşmiş olan tapu iptali ve tescil davası ile taşınmazın değerinin kesinlik kazandığı, tapuda davacıya taşınmazın davalı tarafından satışı yapıldığı, dolayısıyla taşınmazın o günkü bedeli olan 160.000,00 TL’nin davalıya ödenmiş olduğu, davalı tarafından aksinin ispatlanamadığı, sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 160.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; taraflar arasındaki taşınmaz satışından kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye ilişkin alacak davasıdır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye kayden temlik olunan taşınmaz payları avans niteliğinde olup bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz.
Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını üçüncü kişilere devredebilir. Yüklenici edimini yerine getirmediği takdirde arsa sahibinin sözleşmenin feshini ve tapunun iptalini isteyebilme hakkı doğar. Arsa sahibi yüklenici sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediği takdirde sözleşmenin feshini ve yükleniciden edinen üçüncü kişiden de tapunun iptalini isteyebilir.
Yüklenicinin tapuya hak kazanabilmesi, inşaatın sözleşmeye imar mevzuatına ve projelerine uygun bir biçimde yapılıp arsa sahibine teslim edilmesi şartına bağlıdır. İnşaat aşamasında arsa sahibince yükleniciye pay devredilmesi, inşaat yapımı sırasında yükleniciye sermaye sağlanması ve işin bir an önce bitirilmesine ilişkin avans niteliğinde geçici bir intikal niteliğindedir.
Dosyanın incelenmesinde; davalı ile dava dışı yüklenici arasında kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre 10 bağımsız bölümün yükleniciye verileceği, davacıya verilen bağımsız bölümün de yükleniciye verilecek bölümlerden olduğu, dava konusu bağımsız bölümün arsa sahibi tarafından 17/01/2008 tarihli resmi senetle satışının yapıldığı, daha sonra davalı arsa sahibi tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve satışı yapılan bağımsız bölümlerinin tapusunun iptali ve tescili için dava açıldığı, 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/199 Esas- 2010/448 Karar sayılı ilamıyla yüklenicinin edimini yerine getirmediği, inşaatın tamamlanmadığı gerekçesiyle geriye dönük olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile feshin geriye dönük etkili olması nedeniyle üçüncü kişi konumundaki davacı alıcının arsa sahibine karşı talep hakkı bulunmadığından dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı arsa sahibi adına tapuya tesciline karar verildiği ve verilen kararın temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiği görülmektedir.
Dava konusu taşınmazın yükleniciye verilen bağımsız bölümlerden olması nedeniyle söz konusu bölümün devrinin avans niteliğinde, yüklenicinin nam ve hesabına yapıldığı ve yüklenicinin edimini yerine getirmemesi neticesinde arsa sahibine kesinleşen mahkeme kararıyla geri döndüğü anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; taraflar arasında görülüp kesinleşen tapu kaydının iptali davasıyla davacıya satışı yapılan bağımsız bölümün yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerden olduğu, avans mahiyetinde yapılan devrin yüklenicinin edimini yerine getirmemesi sebebiyle tapu kayıtların iptaline karar verilerek arsa sahibine geri döndüğü görülmekle satış işleminin yüklenicinin adına yapıldığı ve davalı arsa sahibinin satışta taraf olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.