REHİNLİ TAŞINMAZIN ALACAKLIYA GEÇECEĞİNE DAİR SÖZLEŞME GEÇERSİZDİR
T.C
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2015/13035
KARAR NO.2015/12077
KARAR TARİHİ.25.12.2015
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün
ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 30.03.2015 gün ve 2014/1933 Esas, 3466 Karar sayılı ilamı ile
bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş
olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıların aralarında … Noterliğinin 11.10.2007 tarihli 18830 yevmiye numarası ile düzenleme
şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davalı …, …
Noterliğinde imzalanan 08.10.2009 tarihli 21662 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrimenkul
satış vaadi sözleşmesine istinaden de bu binadaki yükleniciye düşen 3. kattaki sağ taraftaki dubleks
daireyi satın aldığını, inşa edilen binanın bitme aşamasına geldiğini, dava konusu 50 parsel sayılı
taşınmazda bulunan dubleks 11 no’lu bağımsız bölümün üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla
ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dairenin davalılar adına tapu kaydının iptali ile tesciline karar
verilmesini istemiştir.
Davalılardan arsa sahibi ..., davacı tarafın diğer davalı yüklenici ile aralarında gayrimenkul satış vaadi
sözleşmesi imzaladığını, kendisine tapuda ferağ vermesine yönelik herhangi bir ihbar ya da ihtarname
tebliğ edilmediğini, taşınmazdan ve satış işleminden haberdar olmadığını, haberi olsa idi taşınmazın
devri için gerekli işlemleri yapacak olduğunu, şu ana kadar yapılan işe karşılık 2 dairenin tapuda devrini
verdiğini, vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.
Diğer davalı arsa sahibi … da duruşmada, bu meskenle doğrudan ilgisi olmadığını, bir diyeceğinin
bulunmadığını, dairenin satışının ihtilaflı olduğunu duyduğunu belirtmiştir.
Davalı yüklenici ..vekili, davalı yüklenicinin..’dan borç para aldığını fakat tüm resmi işlemlerin davacı
… adına yapıldığını, tamamen bir kurgu ile karşı karşıya kaldığını, davacının tefeci olduğunu,
Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, inşaatın henüz % 75-80 oranında tamamlandığını belirterek davanın reddine karar
verilmiştir.
Davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce özetle “arsa maliki ile yüklenici arasında
düzenlenen inşaat sözleşmesinde yükleniciye kademeli satış yetkisi verilmiş olduğundan, dava konusu
daireyi hak edip etmediğinin araştırılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu kez davalı yüklenici vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 873. maddesi gereğince; “Borç ödenmezse alacaklı, alacağını rehinli
taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahiptir.
Borcun ödenmemesi halinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme
hükmü geçersizdir.”
Kanunun ikinci fıkrasındaki hükmün amacı, alacaklının borçlunun ödemezlik durumundan yararlanarak
taşınmazı elde etmesini önlemek, kısaca borçluyu korumaktır.
Somut olayda davalı yüklenici, dava dışı.. adlı kişiden borç para aldığını, bu borca karşılık davacı
Recep’e senet verdiğini ve ayrıca davaya dayanak yapılan satış vaadi sözleşmesinin yapıldığını, borcu
ödemesine rağmen aleyhine icra takibi yapıldığını ve eldeki davanın açıldığını savunarak davacı ve dava
dışı .. hakkında tefecilik nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, başka kişileri de aynı şekilde mağdur
ettiklerini ve haklarında ceza davası açıldığını bildirmiştir. Bu durumda davalı taşınmaz satış vaadi
sözleşmesinin gerçekte taşınmaz mülkiyetinin ileride devredilmesi amacı ile değil alacağın teminatı
olmak üzere yapıldığını savunduğuna göre bu yönde gerekli araştırmalar yapılarak sonucuna göre bir
karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekirken Dairemizce farklı gerekçeyle bozulması doğru
görülmemiş, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararının kaldırılarak yerine yukarıda
yazılı nedenlerle tekrar bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme istemini kabulü ile Dairemizin
30.03.2015 tarihli 2014/11933 Esas, 2015/3466 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA,
hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana
iadesine, 25.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.