Önödeme Nedir? Nasıl Yapılır?
Önödeme müessesi, mahkemelerin iş yükünü kısmen azalttığı gibi muhakeme giderleri de önler. Ayrıca sanığın suçlu damgası yemesinin de önüne geçer.
Türk Ceza Kanunu iki çeşit önödeme kabul etmiştir.
Birincisi kamu davasının açılmasını önler. Buna göre Cumhuriyet savcısı, kamu davasını açmadan önce, belli bir miktar para cezasını soruşturma giderleriyle birlikte 10 gün içinde öderse kamu davası açılmayacağını şüpheliye bildirir ve şüpheli bu ödemeyi süresinde yaparsa hakkında kamu davası açılmaz. Bu yola, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı 6 ayı aşmayan suçlar için ya da aşağıda belirteceğimiz, Kanun’un 75/6. maddesinde tahdidi olarak sayılan suçlar bakımından gidilebilir. Cumhuriyet savcısı, şartları varsa önödeme imkânını şüpheliye sağlamak zorundadır.
Öte yandan, Kanunda 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle faile önödemeyi taksitle gerçekleştirmesi imkânı tanınmıştır. Buna göre, fail kendisine tanınan on günlük süre içinde talep ettiği takdirde önödemeyi birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde gerçekleştirebilecektir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalacak ve soruşturmaya devam edinecektir.
Söz konusu düzenlemede dikkat edilmesi gereken iki noktadan birincisi, failin talep etmesi durumunda Cumhuriyet savcısının önödeme kararı vermek zorunda olması İkincisi ise failin bundan yararlanabilmesi için örneğin miktar bakımından alt sınır gibi başkaca ek bir koşulun aranmamasıdır.
Şüpheli, soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.
Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, adlî para cezası esas alınarak belirlenir.
Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılacaktır.
Önödemenin ikinci şekli ise kamu davasının açılmasından sonra yapılan ve davayı düşüren önödemedir. Bu tür önödeme, işin özel kanun hükümleri gereğince (Örneğin 2547 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre) doğrudan mahkemeye intikal etmesi veya aslında önödemeye tabi bir suçla ilgili olarak Cumhuriyet savcılığının, önödeme işlemini yapmadan kamu davasını açması ya da dava sırasında fiilin niteliğinin değişmesi sonucu önödeme kapsamına giren bir suça dönüşmesi durumlarında söz konusu olur.
Bu tür önödemede yargılama giderleri de sanığa ödettirilir.
Kanun’un 75/5. maddesi hükmü gereğince, önödeme sonucu kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesini, malın geri alınmasını ve müsadereye ilişkin hükümlerin uygulanmasını engellemez.
Kanun’un 75/6. maddesinde diğer koşullara bakılmaksızın önödemeye tabi suçlar tahdidi olarak şu şekilde sıralanmıştır:
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (madde 171),
Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci maddenin birinci fıkrası),
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları),
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan suç,
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suç.
Ayrıca tahdidi olarak sayılan bu suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
Koşullu salıverilmenin faydaları şu şekilde sıralanabilir.
Mahkûmun iyi hâlini teşvik eder.
Cezaların bireyselleştirilmesinde yararı vardır.
Cezaevlerinde disiplini ve düzeni sağlar.
Devlet yönünden tasarruf sağlar.
Koşullu salıverilme ile ilgili önemli bir nokta, bu kurumun Türk Ceza Kanunu’nda değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenlendiğidir.