Koruma Tedbirleri Nedir? Koşulları ve Özellikleri Nelerdir?
Ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşabilmek ve sonuçta verilen kararların uygulanabilmesini sağlamak amacıyla başvurulması gereken tedbirlere koruma tedbiri adı verilmektedir. Koruma tedbirleri, henüz suçu işlediği sabit olmayan kişiler hakkında uygulanır.
Öteden beri ceza muhakemesinde delil elde etmek amacıyla başvurulan araçlardan birisi de arama, elkoyma gibi tedbirler olmuş ve genel olarak bu tedbirler koruma tedbiri terimi ile ifade edilegelmiştir.
KORUMA TEDBİRLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Zorlama
Koruma tedbirlerinin esasında zorlama niteliği vardır. Zira henüz hüküm verilmeden temel bir hakkı sınırlar ve bu da çoğu kez tedbire maruz kalan tarafından bir zorlama olarak algılanır. Ancak bazı tedbirler açısından zorlama mevzu bahis olmaz. Buna rağmen bu durum, o tedbirin koruma tedbiri olarak adlandırılmasına engel değildir. Örneğin iletişimin denetlenmesi veya teknik araçlarla izleme tedbirlerinde zorlama özelliği yoktur.
Geçici Olma
Koruma tedbirleri geçicidir; yani bir yaptırım değildir. İstenilen amaca ulaşıldığında kendiliğinden sona ererler. Nihayet hüküm kesinleşinceye kadar devam edebilirler.
Araç Olma
Koruma tedbirleri, hüküm vermenin bir aracıdır. Koruma tedbirleri delillerin bulunması suretiyle muhakeme sonunda doğru kararın verilmesine ve hükmün yerine getirilebilmesine imkân vermiş olurlar. Koruma tedbirleri sayesinde delillere ulaşılmakta ve deliller korunmaktadır.
KORUMA TEDBİRLERİNİN KOŞULLARI
Suç Şüphesinin Bulunması
Ceza muhakemesinin başlangıcı için gerekli olan şüphe, koruma tedbirlerine başvurulabilme- si için de geçerlidir. Şüphenin derecesi ise başvurulacak koruma tedbirinin türüne göre değişecektir.
Yasal Düzenleme
Koruma tedbirlerinin mutlaka bir kanunla düzenlenmesi gerekir; kanunla düzenlenmemiş bir hususa koruma tedbiri olarak başvurulabilmesi mümkün değildir. Hukukumuzda da koruma tedbirleri için bu geçerli olup, bütün koruma tedbirleri yasa ile düzenlenmiştir. Ayrıca birçok koruma tedbiri ile ilgili olarak (tutuklama, gözaltına alma vb.) anayasal hükümler de mevcuttur.
Görünüşte Haklılık
Koruma tedbirine haklı olarak başvurulup başvurulmadığı esasen muhakeme faaliyeti sonunda ortaya çıkar. Ancak bu tedbirlerin araç ve geçici olma nitelikleri dolayısıyla bu tedbirlere haklılık daha belli olmadan bunlara başvurmak zorunlu olmaktadır. İşte bu noktadaki muhtemel olumsuz sonuçları önlemek bakımından, bu tedbirlerin en azından başvurulduğu anda haklı görünmesi gerekir.
Orantılılık
Koruma tedbirlerinin zorunluluk özelliğinin bir sonucu olarak, bu tedbirlere başvurulurken orantılılık ilkesinin gözetilmesi lazım gelir. Böyle- ce, bu tedbirlere başvurmak suretiyle elde edilecek yarar ile bu tedbirlerin kişi üzerindeki sonuçları arasında bir denge, oran, akla uygun bir ölçü, bulunması gerekmektedir. Örneğin yurt dışına çıkma yasağı ile ulaşılabilecek sonuca tutuklama tedbirine başvurularak ulaşılmamalıdır. Zira tutuklama tedbiri, koruma tedbirlerinin en ağırıdır.
Gecikmesinde Sakınca Bulunmalıdır
Gecikmeden maksat, o koruma tedbirine başvurulmadığında meydana gelecek zaman kaybının yargılamayı güçleştirmesi, hatta olanaksız kılmasıdır. Örneğin, delil ortadan kaldırılabilir veya sanık kaçabilir. Bu da muhakemeyi yapılamaz, hükmü infaz edilemez veya muhakeme masraflarını tahsil edilemez hâle getirecektir.