İş Sözleşmesinden Caymanın Cezası Var mıdır?

İş Sözleşmesinden Caymanın Cezası Var mıdır?

Soru: Ben, 1 Eylül 2012 itibari ile bir özel okulda öğretmen olarak 1 yıllık sözleş­me imzaladım. Okuldan çok memnunum, maaş, sosyal imkanlar falan, fakat annem ameliyat oldu. Dün ben de 1 günlük izin alarak yanına geldim. Şimdi yanındayım ve 1 ay ayağa kalkamayacak, bakıma muhtaç durumda, başka kimse yok yanında, yalnız yaşıyor. İşverenim bu durumda çalışamayacağımı söyledi.

2 ay deneme süreli sözleşmede 15 bin TL maddi manevi tazminat yükümlülüğü maddesi vardı. Bu durumda benim fesih hakkım var mı? Varsa nasıl yapmam la­zım? Daha yeni başladım ama bırakmak zorundayım, annemi yalnız bırakamam, lütfen yardımcı olun.

Cevap: Bu konuda çok fazla soru gelmesi sebebi ile sorunuza ayrıntılı cevap ver­mek isterim. Yapmış olduğunuz sözleşmede özel hükümlerin olması, bunları kabul etmiş olmanızın bağlayıcı bir yanı var. Fakat bu çalışanın iş akdini fesih etmesine engel değildir. Çalıştığınız kurumdan ayrılma gerekçeniz haklı bir sebebe dayanır ise, iş akdinizi fesih edebilirsiniz. Haklı sebep oluşmadan yapacağınız akdin feshi işverene de bazı haklar sağlar. İşveren bunu kullanmak isterse hukuki bir sürece girmeniz gerekebilir.

İş hukukunda fesih, işçi ya da işverenin tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeye son verebilmesi imkanını sağlayan hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Feshin bir hü­küm ifade edebilmesi için, sözleşmenin taraflarından birinin iş ilişkisini sona erdir­mek yönündeki iradesini açıklaması gerekmektedir. İş hukukunda geçerli sebebin gösterilmemesi, ya da fesih bildirimine uyulmaması, feshi kendiliğinden geçersiz kılmaz. İş sözleşmesinin feshi, genel olarak taraflardan birinin tek taraflı irade be­yanıyla sözleşmeye son verebilmesi olanağını sağlayan bir hukuki işlem olarak görmektedir. Fesih, hak sahibinin bu doğrultuda iradesini açıklamasıyla hüküm ifa­de eder. Bu nedenle de fesih beyanının karşı tarafça kabulüne gerek yoktur. Sözleşmenin belirli bir zamanda sona ermesini temin etmek amacıylabu iradeyi karşı tarafa bildirmek yeterlidir. Karşı tarafa ulaşması gerekli tek taraflı bir irade açıkla­ması olan fesih, iş ilişkisini sona erdirme iradesini içermelidir. Sözleşmeyi fesheden taraf sözleşmeyi sona erdirme iradesini dışarıya karsı yeterli açıklıkta beyan etmeli­dir.

iş sözleşmesinin feshi;

  • süreli fesih ve
  • haklı sebeple fesih olmak üzere iki türlüdür.

İşçinin işe başlamaktan vazgeçmesi halinde, doktrinde benim de katıldığım bir görüşe göre, işçinin bu davranışının sözleşmenin işçi tarafından feshi olarak kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla baştan itibaren geçerli bir şekilde devam eden iş söz­leşmesini işçi işe başlamamakla sona erdirmiştir. Bu nedenle, işçinin daha önce peşin ücret ödemesi ile kıdem tazminatı almış ise, bunları iade yükümlülüğü ve usul­süz feshin sonuçlarından sorumluluğu söz konusudur. İş Kanunu ile iş mevzuatımı­za giren iş güvencesine ilişkin hükümler, bu kapsamdaki işçilerin sözleşmesinin feshinde işverene geçerli neden gösterme ve kanunda öngörülen fesih bildirim usu­lüne uyma yükümlülüğünü getirmiştir.

Sormuş olduğunuz soruya, iş hukuku alanında uzman bir avukatın cevap vermesi daha doğru olacaktır. Fakat size bir faydası olabilir diye kanunları inceledim. Dü­şünce ve tespitlerimi aşağıda yazıyorum. Bunları avukatınızla paylaşırsanız daha faydalı olacaktır;

  • Anayasanın 48.maddesinin getirdiği “Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir” hükmüyle sözleşme yapma serbestisini, Anayasal Güvenceye bağlanmıştır.
  • Yeni Borçlar Kanunumuzun 2. Maddesi; “Sözleşmenin esaslı noktala­rında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır” ve

“İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa, hakim uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar” demektedir.

  • Yani Anayasanın 48. Maddesi gereği hür iradeniz ile, Borçlar Kanu­nun 2. Maddesinde belirtildiği gibi imzaladığınız sözleşmeniz bağla­yıcı mahiyettedir.
  • Yine Yeni Borçlar Kanunumuzun 12. Maddesi; “Sözleşmelerin geçer­liliği. kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir” diye­rek imzaladığınız sözleşmenin içeriğini kabul etmeme şartınızı orta­dan kaldırıyor.
  • Buraya kadar ki anlattıklarımdan sözleşmenizdeki şartlara uyma zo­runluluğu, uymama halinde kabul ettiğiniz cezaları ödeme sorumlulu­ğunuz olduğu anlaşılmaktadır. Fakat Borçlar Kanunumuzun 27. Maddesine açıklanan” Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” ibaresi de sizin açınızdan önemli görünüyor.

meler kesin olarak hükümsüzdür.” ibaresi de sizin açınızdan önemli görünüyor.

Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin ge­çerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur demektedir.

Yukarıda da söylediğim gibi, Bu konu tamamen iş hukuku konusunda uzman avu­katların iş alanına girmektedir. Fakat benim şahsi kanaatim, alternatif başka iş ya­pamama gibi mesleğe dayalı bir iş yapıyor olmanız sebebi ile Borçlar Kanununun 27. Maddesini kullanarak yasak maddesinin hükümsüzlüğünü öne sürülebilirsiniz.

Tüm yazdıklarımı özetler ve önerilerimi belirtecek olur isem,

  • Hizmet akitlerinde işçi aleyhine tek taraflı olarak düzenlenen cezai şartların hukuktaki karşılıklılık ilkesi gereği geçerli olmadığını hatırlamak gerekli­dir.
  • Elbette taraflar diledikleri şekilde sözleşme hürriyeti çerçevesinde iş söz­leşmesi düzenleyebilirler. İş sözleşmesindeki cezai şart İş Kanununun ge­nel prensibi olan “işçiyi koruma” amacına da ters düşmektedir. Kaldı ki, önceden böyle bir düzenlemenin getirilmiş olması sonradan oluşacak şart­lar bakımından da işçinin haklarını zedeler. Dolayısıyla işçinin sözleşmeyi içinde bulunduğu şartlar nedeniyle (işe ihtiyacı olması gibi) imzaladığının kabulü gerekir. Bu konuda dava aşamasında şahsi kanaatim, bu tür bir söz­leşmenin iş mahkemesi nezdinde hiç düzenlenmemiş olarak düşünülebile­ceğidir.
  • Sizin durumunuzda İş Kanununda belirtilen haklı sebebin oluşmuş olması mazeret doğurmaktadır. Bunun için işvereninizden mazeret izni talep etme­li, verilmemesi halinde haklı sebeple iş akdinizin fesih yoluna gitmelisiniz.
  • Yukarıda da bahsettiğim gibi, bu konuda yazdıklarımı da dikkate alarak bir hukukçuya danışırsanız, sanırım sizin için daha faydalı olacaktır.