İPOTEĞİN FEKKİ İLAMI İCRASI İÇİN KESİNLEŞMESİ GEREKİR
T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2013/2181
KARAR NO:2013/5215
KARAR TARİHİ:09.04.2013
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhinde, Ümraniye 1. Aile Mahkemesi’nin ipoteğin fekkine ilişkin ilamına dayalı olarak, ilamların icrası yolu ile takibe başlanılmış, örnek 4-5 nolu icra emrinin tebliği üzerine, borçlu İcra Mahkemesi’ne başvurarak, takip dayanağı ilamın taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden icraya konulamayacağını belirterek takibin iptalini talep etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olmadığı, yasaya aykırı şekilde tesis edilen ipoteğin fekkine ilişkin olduğu, kesinleşmesine gerek olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 367/2. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icra edilemezler.
Somut olayda takip dayanağı ilamda, alacaklının, borçlu aleyhine ipoteğin fekki davası açtığı, Mahkemece istemin kabulü ile ipoteğin fekkine ve alacaklı lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine karar verildiği ve kararın kesinleşmeden takibe konulduğu görülmektedir.
İpotek, sınırlı bir ayni hak olduğundan, ipoteğin fekkine ilişkin davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda takip konusu ilamın icraya konulabilmesi için kesinleşmesi zorunludur. İlam bir bütün olup, ilamda yer alan eklentiler de aynı kurala tabidir. Bir başka anlatımla esas hakkındaki hüküm kesinleşmeden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü ayrıca infaz ve icra takibine konu edilemez (HGK’nun. 05.10.2005 tarih ve 2005/12-534 E. 2005/554 K.).
O halde, şikayetin kabulü gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ:Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.