Hafta Tatili Ücretinin İş Kanunundaki Durumu
Kanun kapsamına giren iş yerlerinde, işçilere tatil gününden önce genel bakımdan çalışma süresi, haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa, bu süre iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile, farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.
Buna göre; belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile, yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz, en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.
Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın, o günün ücreti tam olarak ödenir.
Şu kadar ki;
- Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile, günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,
- evlenmelerde üç güne kadar,
- ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri,
- bir haftalık süre içinde kalmak üzere, işveren tarafından verilen diğer izinlerle,
- hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri
çalışılmış günler gibi hesaba katılır.
Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan, iş yerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde, haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır.
Bir iş yerinde, işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı iş yerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.