Ceza Yargılamasında İstinaf Nedir? İstinafa Nasıl Başvurulur?
İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı, hem maddi hem hukuki denetim yapılması maksadıyla başvurulan, doğrudan doğru- yalık ve sözlülük ilkelerine bağlı kalınarak olaya ilişkin gerçeğin araştırılmasına hizmet eden bir kanun yoludur.
Gerçekten, istinafın en önemli özelliği, ilk derece mahkemesince incelenen olayın maddi yönünün tekrar inceleme konusu yapılmasıdır. İstinafta hüküm, tüm yönlen ile tekrar ele alınmakta, gerekirse, yargılama tekrarlanmaktadır. Üst mahkeme, ilk derece mahkemesinin yargılamaya ilişkin tüm yetkileri ile donatılmıştır. Bu kapsamda, eski delillerin değerlendirilmesi ile yetinilmemekte, yeni deliller de toplanabilmektedir.
İstinaf kanun yolunun itirazdan farkı; itiraz, kural olarak hâkim ve ancak istisnai hâllerde mahkemelerin son karar olmayan kararlarına (ara karar) karşı başvurulabilen kanun yolu iken, istinaf, ilk derece mahkemelerinin uyuşmazlık konusu olan davaya ilişkin olarak verdiği son kararlara karşı başvurulan yargısal denetim yoludur. Temyizden farkı ise; temyiz kanun yolunda, verilmiş olan hüküm hakkında sadece hukuka uygun olup olmadığı noktasında inceleme yapılabilmekte iken; istinaf kanun yolunda hem maddi hem hukuki inceleme yapılabilmektedir. Bu yönüyle istinaf kanun yolunun temyiz kanun yoluna göre daha geniş bir denetim yolu olduğunu söylemek mümkündür. Böylece istinaf kanun yolunda yargılama bölge adliye mahkemesinde sonlandırılırken, temyizde Yargıtay tarafından sonlandırılmamakta, yeni bir karar verip yargılamayı sonlandırması için ilk derece mahkemesine dosya gönderilmektedir. Ayrıca temyizde amaç hukukun gelişmesine katkı sağlamak, örnek uygulama meydana getirmek iken istinafta amaç somut olayda adil bir sonuca ulaşmak, maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır.
İstinaf yoluna kural olarak ancak istem üzerine başvurulabilir. Ancak 272. maddenin birinci fıkrasının devam cümlesinde onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümlerin, bölge adliye mahkemelerince resen inceleneceği öngörülmüştür. Buna, tarafların ihtiyarına bakılmadığı için OTOMATİK (RESEN) İSTİNAF adı da verilmektedir.
Ayrıca hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemelerinin kurulup faaliyete başlamasıyla birlikte, özel kanunlarda kanun yolu olarak temyiz yolu gösterildiği hâllerde bunu istinaf yolu olarak anlamak gerekecektir. Aynı şekilde, denetim makamı olarak Yargıtay’ın gösterildiği durumlarda da bunu bölge adliye mahkemeleri şeklinde anlamak uygun olacaktır.
İstinaf Yasağı
272/3. maddede belirtildiği üzere;
- Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,
- Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,
- Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,
Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
İstinaf İstemi ve Süresi
İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır (CMK m. 273/1).
Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar (CMK m. 273/2).
Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurabilirler (CMK m. 273/3).
Sanık ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz (CMK m. 273/4). Görüldüğü üzere başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilme- mesinin inceleme yapılmasına engel oluşturmaması sadece savılan kişiler bakımından söz konusudur.
Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler (CMK m. 273/5). Söz konusu hüküm yukarıdaki hükümle ile birlikte değerlendirildiğinde, Kanun’un istinaf kanun yoluna başvurulması bakımından sanık ve diğer kişiler ile Cumhuriyet savcısı arasında fark yarattığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Sanık, yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler. Sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde, ayrıca istinaf isteminde bulunması gerekir. Bu hâlde istinaf istemi ile ilişkili işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir (CMK m. 274).
İstinaf Başvurusunun Etkisi
Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller (CMK m. 275/1).
Hüküm, istinaf yoluna başvuran Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğunun mahkemece öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir (CMK m. 275/2).
İstinaf İsteminin Hükmü Veren Mahkemece Reddi (CMK m. 276)
İstinaf istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulama- yacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder. Buna, hükmü veren mahkemenin ön incelemesi de denilmektedir. Yapılan inceleme sonucunda başvurunun süresinin geçirildiği, istinaf kanun yoluna kapalı tutulan hükümlerden birisine karşı istinaf başvurusu yapıldığı ve bu kanun yoluna
başvurması mümkün olmayan birisinin istinaf yolunu kullanmak istediği anlaşılırsa mahkeme istinaf başvurusunu reddeder.
İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar vermesini isteyebilirler. Bu takdirde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak, bu nedenle hükmün infazı ertelenemez.
İstinaf İsteminin Tebliği ve Cevabı (CMK m. 277)
Yukarıda ifade ettiğimiz CMK’nın 276 ncı maddesine göre hükmü veren mahkemece reddedilmeyen istinaf dilekçesi veya beyana ilişkin tutanağın bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevabını verebilir.
Karşı taraf sanık ise, bir tutanağa bağlanmak üzere zabıt kâtibine yapılacak bir beyanla da cevabını verebilir. Cevap verildikten veya bunun için belirli süre bittikten sonra dava dosyası, bölge adliye mahkemesine gönderilir. Yasal temsilci ve eşin başvurusu ile tutuklunun başvurusuna ilişkin Kanun’un 262 ve 263. madde hükümleri burada da uygulanabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının görevi (CMK m. 278)
Dava dosyası, bölge adliye mahkemesine geldiğinde işbölümüne göre görevli ceza dairesine verilir. Daire, varsa tebligat eksikliklerinin giderilmesini sağlar.
Dosya Üzerinde İnceleme (CMK m. 279)
Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılacak ön inceleme neticesinde;
- Bölge adliye mahkemesinin yetkili olmadığının anlaşılması hâlinde dosyanın yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine,
- Bölge adliye mahkemesine başvurunun süresi içinde yapılmadığının, incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının, başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması hâlinde istinaf başvurusunun reddine,
Karar verilir. O hâlde bölge adliye mahkemesinin ön incelemesi şu hususları kapsar: a) Kendisinin yetkili olup olmadığı, b) Kendisine başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı, c) İncelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olup olmadığı ve d) başvuranın istinaf isteminde bulunmaya hakkı olup olmadığı. Bölge adliye mahkemesi, bu koşulların oluştuğu kanısına varırsa dosyanın incelenmesi ve kovuşturma işlemine geçer.
Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme ve Kovuşturma (CMK m. 280)
Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
- İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine.
- Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
- Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
- Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
- İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu Maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
- Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
- Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına,
Karar verir. Görüldüğü gibi son durumda, bölge adliye mahkemesi sanki ilk derece mahkemesiymiş gibi uyuşmazlığı bizzat ve ilk elden çözme yoluna gitmektedir.
Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar.
Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar.
Duruşma Hazırlığı (CMK m. 281,282)
Duruşma hazırlığı aşamasında bölge adliye mahkemesi başkanı veya görevlendireceği üye, 175 inci madde hükümlerine uygun olarak duruşma gününü saptar; gerekli çağrıları yapar.
Mahkemece, gerekli görülen tanıkların, bilirkişilerin dinlenilmesine ve keşfin yapılmasına karar verilir.
Duruşma açıldığında aşağıda gösterilen istisnalar dışında bu Kanunun duruşma hazırlığı, duruşma ve karara ilişkin hükümleri uygulanır:
- hükümlere göre başladıktan sonra görevlendirilen üyenin inceleme raporu anlatılır.
- İlk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü de anlatılır.
- İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren tutanaklar ile keşif tutanakları ve bilirkişi raporu anlatılır.
- Bölge adliye mahkemesi duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgeler, yapılmışsa keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporlar okunur.
- Bölge adliye mahkemesi duruşmasında dinlenilmeleri gerekli görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır.
- Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir.
Aleyhe Bozma Yasağı (CMK m. 283)
İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
Direnme Yasağı (CMK m. 284)
Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez. İtiraz ve temyize ilişkin hükümler saklıdır.