Ceza Davalarında Hakimin Çekinmesi

Ceza Davalarında Hakimin Çekinmesi

Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere veya tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplere dayanarak çekinebilir.

“Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde; merci, bir başka hâki­mi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlen­dirir (CMK m. 30/1). Hâkim, tarafsızlığını şüphe­ye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir. Çekinmenin uygun bulunması halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahke­me görevlendirilir (CMK m. 30/2).’’ Dolayısıyla Kanun’un ikili bir ayrım yapmış ve tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekin­diğinde, merciin bunu denetlemesini istemiştir. Oysa 30/1. madde hükmüne göre çekindiğinde artık merci sebebin yerinde olup olmadığını araş­tıramayacak, başka bir hâkim veya mahkemeyi görevlendirme ile yetinecektir.

Çekinme isteminde bulunan hâkim de tıpkı reddi istenen hâkim gibi gecikmesinde sakınca bulunan işleri yapabilir (CMK m. 30/3). Bu tür işlemler ise başka bir hâkimin göreve başlama- sına kadar bekletilemeyecek işlemlerdir. Bu bağlamda örneğin, ağır hasta tanığın dinlenmesi, ertelenemeyecek bir tutuklama kararı bu türden işlemlerdir.

Öte yandan hâkimin, hukuken geçerli hiçbir neden göstermeksizin, çekinme isteğinde bulu­nabilmesi mümkün değildir. Yargıtay’a göre, hiç­bir sebep ve inandırıcı delil göstermeksizin yapı­lacak ret isteminin kabulü, doğal hâkim ilkesine aykırı olur.