BORÇLUNUN HALİNE MÜNASİP EVİ

BORÇLUNUN HALİNE MÜNASİP EVİ

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
2014/23771 E.
2016/7063 K.
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, … mahallesi … ada .. parselde kain .. Blok 10 bağımsız bülüm numaralı meskeninin haczedildiğini, taşınmazın haline münasip olduğunu iddia ederek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını, meskeniyet iddiası kabul edilmezse taşkın haciz nedeniyle şikayet konusu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun haline münasip başka bir konutunun olmadığı, aynı yaşama koşulları içinde dairenin satılıp da borcunu ödedikten sonra kalan para ile daha düşük fiyatlı başka bir konut alma olasılığının olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş olup hüküm alacaklılar vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Aslolan borcun ödenmesidir. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Ayrıca meskeniyet şikayetinin reddi için; haline münasip evin değerinin, hacizli evin değerinden daha az olması yeterlidir. İki evin değeri arasındaki farkın, dosya borcunu ödemeye yetecek miktarda olması gerekmemektedir.
Somut olayda, borçlunun yalnız yaşıyor oluşu, bakmakla yükümlü kimsenin bulunmayışı, daha mütevazi semtlerde m2′ si daha küçük meskenlerin de haline münasip olacağı nazara alınarak bilirkişiden bu kıstaslara uygun rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.