Belirli ve Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Ayırımın Sınırları
İş Kanunumuzun 12. maddesi bu konuyu tanımlamıştır. Bu maddeye göre;
- “Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz.
- Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı iş yeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alman kıdem uygulanır.
- Emsal işçi, iş yerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İş yerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o iş kolunda şartlara uygun bir iş yerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır. ”
Belirli süreli iş sözleşmesi yapabilmenin şartları nelerdir?
- Sözleşmenin konusu olan işin belirli süreli olması, veya
- sözleşmenin konusunun belli bir işin tamamlanmasından ibaret olması,
- ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların varlığı gereklidir.
Belirli süreli iş sözleşmeleri, bir süre için veya bir işin bitmesi amacıyla yapılmaktadır. Taraflardan birinin fesih bildirimine gerek yoktur. Sürenin geçmesi ile sözleşme kendiliğinden sona erer. bunlar dışında sözleşme özgürlüğü kapsamında belirli süreli iş sözleşmeleri ikale (anlaşma) yolu ile de sona erdirilebilmektedir. Ayrıca haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini işçi de işveren de feshedebilmesi mümkündür;
- İşveren tarafından, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilebileceği durumlar İş K. m. 25’de düzenlenmiştir.
- İşçi tarafından, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilebileceği durumlar İş K. m. 24’de düzenlenmiştir.