Alt İşveren (Taşeronluk) Konusunda Bilinmesi Gerekenler

Alt İşveren (Taşeronluk) Konusunda Bilinmesi Gerekenler

Ülkemizde son 20 yılda hızla birçok işin alt işverene verilmesi uygulamasına gidildiği görülmektedir. İş Kanunu’nda, alt işverenlerle ilgili ciddi önlemler ve sıkı bir düzenleme getirilmiştir. Özellikle 27.09.2008 Tarih ve 27010 Sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği ile asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını, alt işverene ait işyerinin bildirimini, tescilini, alt işverenlik sözleşmesinde bulunması gereken hususları düzenlenmiştir.

Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları alt işveren olarak adlandırılmaktadır.

Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı olarak yapılan ve aşağıda belirtilen hususları ihtiva etmelidir;a) Asıl işveren ile alt işverenin işyeri unvanı ve adresi,

b) Asıl işveren ile alt işverenin tüzel kişiliği ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluş olması hâlinde işveren vekillerinin adı soyadı ve adresi,

c) İşyerinde yürütülen asıl işin ne olduğu,

ç) Alt işverene verilen işin ne olduğu,

d) Alt işverene asıl işin bir bölümü veriliyor ise; verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirme koşuluna ilişkin teknik açıklama,

e) Taraflarca öngörülmüş ise işin başlama ve bitiş tarihleri,

f) Alt işverenin faaliyetlerini işyerinin hangi bölümünde gerçekleştireceği,

g) Kanunun 2’nci maddesinde yer alan; asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı,

ğ) Alt işverenlik sözleşmesinin yapılmasından önce asıl işveren tarafından çalıştırılan işçilerin alt işveren tarafından işe alınması hâlinde, bu işçilerin haklarının kısıtlanamayacağı,

h) Alt işverene verilen işin taraflar açısından yürütülme esasları,

ı) Asıl işveren veya vekili ile alt işveren veya vekilinin imzası,

hususlarına yer verilir.

Alt İşverenlik Yönetmeliği’ne göre;

1) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesi,

2) Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisi,

3) Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesi,

4) Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri,

İhtiva eden sözleşmelerde muvazaa olduğu kabul edilmektedir. Asıl işin bir bölümünün işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmeyecek şekilde alt işverene verilmesi 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesine ve buna dayanılarak çıkarılmış bulunan Alt İşverenlik Yönetmeliğine aykırı olacaktır. Bu durumda anılan madde gereğince bu işte çalışan işçiler baştan itibaren asıl işveren işçisi olarak işlem göreceklerdir.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu bölge müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilmektedir. Tebliğ tarihinden itibaren 6 işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.(itiraz edilebilirden)itiraz davası acılması anlaşılması gereği.

Müfettiş raporuna 6 işgünü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaanın tespitini onamış ise tescil işlemi bölge müdürlüğünce iptal edilir ve alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılmaktadır.

İş müfettişinin muvazaalı işlemi tespit etmesi durumunda; itiraz süresinin geçmesi ya da mahkeme kararı ile muvazaanın onanması hâlinde asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine 2012 yılında idari para cezası uygulanır. Bu durumun İş Müfettişi tarafından tespiti halinde 2012 yılı için hem asıl işverene hem de alt işverene veya vekillerine ayrı ayrı 13.591.00TL idari para cezası verilebilecektir.
Kanuni madde 3- Ceza maddesi 98 dir.

İŞVEREN VE ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN İŞÇİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

İŞVEREN KAVRAMI

4857 Sayılı İş Kanunu’ nun 2. maddesine göre, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işçi ile aralarındaki ilişkide hukuken işveren olarak kabul edilmekte, işverenin haklarından faydalanmakta ve yükümlülükleri nedeniyle sorumlu tutulmaktadırlar.

ALT İŞVEREN KAVRAMI

4857 Sayılı İş Kanunu’ nun 2. maddesine göre, bir işverenden iş yerinde yürüttüğü asıl işin bir bölümünde veya mal ya da hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde işletmenin ve/veya işin mahiyeti icabı teknolojik nedenlerle ve uzmanlık gerektiren işlerde iş alan gerçek kişi veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kamu kurum ve kuruluşlarına alt işveren denmektedir.

İşveren ve alt işveren ilişkisinden bahsedebilmek için; alt işverenin işçilerini sadece asıl işverenden aldığı iş nedeniyle ve işin mahiyetinin uygun düşmesi mukabilinde asıl işverene ait işyerinde çalıştırıyor olması gerekmektedir.

İŞVEREN-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN UNSURLARI

1-) Asıl işverene ait işyerinin ve asıl işverenin çalışmakta olan işçilerinin bulunması,

2-)İşin asıl işverenin işyerinde yapılması ve alt işverenin işçilerinin sadece asıl işverenin işyerinde çalıştırılması,

3-)Alt işveren tarafından yapılan işin mahiyeti icabı uzmanlık gerektiren bir iş olması,

4-) Mal veya hizmet üretiminde asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde alt işverence işçi çalıştırılıyor olması,

5-) Alt işverenlik yönetmeliğinde düzenlendiği üzere asıl işveren ile alt işveren arasındaki alt işverenlik sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerekmektedir.

ALT İŞVERENE VERİLEBİLECEK İŞLER NELERDİR?

Bir işyerinde ‘’mal ve hizmet’’ üretimine ilişkin işler alt işverene verilebilir. Mal ve hizmet üretimine girmeyen işlerin 3. şahıs, kurum ve kuruluşlara verilmesi durumunda asıl işveren ve alt işveren ilişkisinden söz edilemeyecektir. Mal ve hizmet üretimine ilişkin işler asıl iş ve yardımcı iş olarak ikiye ayrılmaktadır. Bir işin niteliği icabı doğrudan üretim ağında yer almaması durumunda yardımcı iş olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bir işyerinde temizlik, yemek, taşıma, bakım ve onarım, güvenlik vb. işler mal veya hizmet üretimi olarak kabul edilmediğinden alt işverene verilebilir. Örneğin sabun üretimi yapılan büyük bir fabrikada güvenlik firması aracılığıyla eğitimli ve uzman güvenlik personeli çalıştırılması durumunda fabrika yönetimi asıl işveren, güvenlik firması yönetimi ise alt işveren konumunda olacaktır.

ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE İŞÇİYE KARŞI SORUMLULUK

Asıl işveren ve alt işveren, işçi-işveren ilişkisi nedeniyle işçiye karşı tek tek ve aynı derecede, müteselsilen sorumludur. İşçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, diğer işçi alacakları, iş yeri güvenliği eksikliği nedeniyle maluliyet ve haksız nedenle iş akdi feshi vb. nedenlerle alt işverene başvurabileceği gibi asıl işverene de doğrudan başvurabilir. İşçilerin işçilik haklarının ödeyen asıl işveren, hukuka uygun olarak düzenlenen alt işverenlik sözleşmesi gereğince ödediği miktarın tamamının faizi ile ödenmesini rücu hakkını kullanarak alt işverenden talep edebilmektedir. Alt işverenlik sözleşmesinde rücu ile ilgili düzenleme bulunmadığı takdirde Borçlar Kanunu’ nun müteselsil sorumluluk ve rücu hakkı ile ilgili maddeleri uygulanır. Belirtmekte fayda vardır ki, asıl işveren ile alt işveren arasında muvazaanın söz konusu olmadığı durumlarda asıl işverenin sorumluluğu alt işveren işçisinin asıl işverenin işyerinde çalıştırıldığı süreyle sınırlıdır.

İşveren tarafından muvazaalı işlem yapılmasını önlemek ve işçiyi mağdur etmemek amacıyla 4857 Sayılı İş Kanunu’ nun 2. maddesinin 7. fıkrasında asıl işveren ve alt işveren arasındaki ilişki sınırlandırılmış ve yaptırıma bağlanmıştır. Asıl işveren tarafından istihdam edilen işçiler işten çıkartılmak suretiyle alt işveren tarafından istihdam edilemez. Oysaki günümüzde bazı işverenlerin işçiyi işten çıkartılmış olarak göstermek suretiyle alt işverenin işçisi gibi çalıştırması ile sıkça karşılaşılmaktadır. İşçinin haklarının kısıtlanması amacıyla muvazaalı bir biçimde alt işveren tarafından istihdam edilmesi durumunda işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi olarak kabul edilir. Ayrıca iş sözleşmesi herhangi bir şekilde sona eren işçi işyerinde alt işveren sıfatıyla da bir iş üstlenemeyecektir. Aksi takdirde bu işlem de muvazaalı olarak kabul edilecektir.

Kanun lafzında ‘genel olarak’ ibaresi bulunması nedeniyle muvazaa hallerinin tahdidi(sınırlayıcı) olarak belirtilmediği açıktır. Bu nedenle kanunda belirtilen haller dışında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının iddia ve ispat edilebilmesi mümkün olmaktadır.