ALACAK VE MENFİ TESPİT BİRLİKTE AÇILMIŞSA İLAM KESİNLEŞMEDEN TAKİBE KONULAMAZ
YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3538
KARAR NO : 2016/6079
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili; takibe dayanak ilamın menfi tespit istemine ilişkin olduğunu, kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, takibe dayanak ilamın alacak ve menfi tespit istemine ilişkin olduğu, ilamın sadece alacak davasına ilişkin hükümlerinin takibe konulduğu, alacak davalarının kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, icra takibine dayanak ilam menfi tespit ve alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece, alacaklı iş sahibinin, borçlu yükleniciye cam balkon imal etmesi için verdiği senetlerin işin yarım bırakılması sebebiyle, senetlerden bedeli henüz tahsil edilmemiş olanlar bakımından alacaklı iş sahibinin borçlu olmadığının tespitine, bedeli tahsil edilenler için ise senet bedelinin borçlu yükleniciden alınarak alacaklı iş sahibine ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tek bir sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Olumsuz tespit yani borçlu olmadığına yönelik talep ile alacak talebi birbiriyle bağlantılı olup sonuçları itibariyle birbirlerini etkileyeceğinden, ilamın alacak davasına ilişkin kısmının kesinleşmeden takibe konulabileceğinin kabulü doğru değildir. Bu nedenlerle şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İK’nun 366/3.maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ESAS NO : 2016/3538
KARAR NO : 2016/6079
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili; takibe dayanak ilamın menfi tespit istemine ilişkin olduğunu, kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, takibe dayanak ilamın alacak ve menfi tespit istemine ilişkin olduğu, ilamın sadece alacak davasına ilişkin hükümlerinin takibe konulduğu, alacak davalarının kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, icra takibine dayanak ilam menfi tespit ve alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece, alacaklı iş sahibinin, borçlu yükleniciye cam balkon imal etmesi için verdiği senetlerin işin yarım bırakılması sebebiyle, senetlerden bedeli henüz tahsil edilmemiş olanlar bakımından alacaklı iş sahibinin borçlu olmadığının tespitine, bedeli tahsil edilenler için ise senet bedelinin borçlu yükleniciden alınarak alacaklı iş sahibine ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tek bir sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Olumsuz tespit yani borçlu olmadığına yönelik talep ile alacak talebi birbiriyle bağlantılı olup sonuçları itibariyle birbirlerini etkileyeceğinden, ilamın alacak davasına ilişkin kısmının kesinleşmeden takibe konulabileceğinin kabulü doğru değildir. Bu nedenlerle şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İK’nun 366/3.maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.