İdare Mahkemesi Kararın Bozulması Talepli Dilekçe
DANIŞTAY ( ) DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak Üzere
…….İDARE MEHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
TEMYİZ EDEN DAVACI: (Ad, Soyad, TC, Adres)
VEKİLİ : (Ad, Soyad, TC, Adres)
DAVALI : (Ad, Soyad, TC, Adres)
KONU : …. İdare Mahkemesinin ……. Tarih, …. Esas ve …. Karar Sayılı Davanın Görev Yönünden Reddine Dair Yasa ve Hukuka Aykırı Kararının BOZULMASINA Karar Verilmesi Talebidir.
AÇIKLAMALAR :
….. tarihinde ….’ın …… İlçesinde …. Mahallesi, … Caddesinde yasadışı gösteri yaparak yol kesip kimlik kontrolü yapan, yaşları 10-15 arasında olan çocuklar ile ….. İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları ……… ve ……… arasında olay meydana gelmiştir. Polis memurlarının silahla rastgele açtıkları ateş sonucu dört vatandaş çeşitli yerlerinden yaralanmıştır. Polis memuru ….. idaresindeki beyaz renkli ….. marka, …… plaka sayılı araç ile gösterinin yapıldığı yerden ayrılmaya çalışan polis memurları, caddede yürüyen ve olaylarla ilgisi olmayan davacıların çocuğu/kardeşi …….’a çarparak ağır yaralanmasına sebebiyet vermişler ve yaralıya herhangi bir müdahalede bulunmadan olay yerinden hızla uzaklaşmışlar. Olay yerinden geçen vatandaşların gayretiyle …… Devlet Hastanesine kaldırılan ……, burada yapılan ilk müdahalenin ardından, ….. tarihinde …… Hastanesine sevk edilmiştir. Beyin ödemi ve akciğer kontüzyonu teşhisiyle yaşam destek ünitesine bağlı olarak, yoğun bakım bölümünde tedavi edilen …… , …….tarihinde hayatını kaybetmiştir.
Olayların anlatıldığı gibi cereyan etmesi neticesinde; Anayasanın 125. Maddesinin son fıkrasında yer alan, “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.“ hükmü gereğince ….. tarihinde İçişleri Bakanlığı’na zararın tazmini amacıyla başvuru yapılmıştır. İdarece başvurunun reddi üzerine …. İdare Mahkemesinde …. esas sayılı dosya üzerinden ….. tarihinde dava açılmıştır. Mahkemece yapılan incelemeler sonucu … tarihinde;
“Davacıların murisine çarpan polis memurlarının her ne kadar toplumsal olay içerisinde kaldıklarının kabulü gerekse de, olay anında herhangi bir kamusal faaliyet yürütmedikleri gibi, toplumsal faaliyeti önlemeye çalışmadıkları, bunun yanında kendilerini korumak amacıyla silahlarıyla ateş ettikleri polis memurları ve tanık ifadelerinden anlaşıldığı, evlerine gitmek üzere o güzergahta bulundukları, olay tarihi itibariyle görevli olmadıkları, aracın kendilerine ait olduğu da dikkate alındığında, ortada herhangi bir kamusal faaliyet bulunmadığı, bu nedenle de ortaya çıkan zararın da herhangi bir kamusal faaliyeti önleme neticesinde gerçekleşmediği, idarenin herhangi bir işlem ve eyleminin bulunmadığı anlaşılmakta olup, dava konusu olay nedeniyle davacıların murisinin uğradığı iddia edilen zararların tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır Bu nedenle; davanın GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE “ karar verilmiştir.
Mahkemece alınan karar hukuka, yasaya ve içtihatlara aykırıdır. Şöyle ki;
İdare, yürütülen kamu hizmeti ile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdür. İdari eylem veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Söz konusu olan olay, …..İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları …., ………. ve kimliği belirsiz, yasadışı gösteri yaparak yol kesip kimlik kontrolü yapan, yaşları 10-15 arasında olan çocuklar arasında geçmiştir. Mahkeme, polis memurlarının her ne kadar toplumsal olay içerisinde kandıklarını kabul etse dahi, olay anında herhangi bir kamusal faaliyet yürütmedikleri kanısındadır. Ancak; olayların çıkış nedenine bakıldığında yol kesen çocukların arabayı durdurmaları, aracın içindekilerin polis olmasından kaynaklanmaktadır. Çocuklar arabanın içindekilerin polis olduğunu anladıktan sonra olaylar başlamış ve polislerin içinde olduğu araca Molotof kokteyli atılmıştır. Araçlarından inen polis memurları, çevrede bulunan insanlara aldırış etmeden ateş etmişlerdir. Açılan ateş sonucu olay yerinde yaralanan ve hayatını kaybeden kişiler olmakla beraber müvekkillerin murisi, polis memurunun aracını hareket ettirmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.
Olay günü çocuklar tarafından yapılan eylemler ve polis memurlarına karşı gösterilen tepkiler, polis memurlarının kendi şahıslarına bir tepki olmayıp bizzat POLİS olmalarından kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra memurların, kalabalığı dağıtmak için silah ile ateş etmeleri açıkça Polis Kimliğini kullandıklarının ve görevlerinden kaynaklı kamu gücünü kullandıklarının bir göstergesidir. Netice itibari ile yaşanan olaylar sonucu meydana gelen zararlarda, memurların görevli olmadıkları halde olaya GÖREVLİ POLİS MEMUR’u gibi müdahale etmeleri ve görev sırasında kullanılabilecek bütün yetkileri kullanmaları, hiç kuşkusuz kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulduğundan idarenin tazmin sorumluluğunu doğurmuştur.
Görevli olmadıkları halde görevli memur gibi davranan polis memurlarının eylemlerinin, görevli memurlarının eylemleri gibi değerlendirmeye tabi tutulması gerekmekte olup aynı sonuçları doğurması gerekir. Söz konusu polis memurlarını, olay esnasındaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda GÖREVLİ olarak kabul edilmesi ve Danıştay tarafından da kabul edilmiş, (Danıştay 2. Dairesi, E.2004/619, K.2005/751, T.25.02.2015) “bir kamu görevlisinin hizmet araçlarını kullanarak yaptığı eylem ve işlemlere ilişkin kişisel kusurun, kasti suç niteliği taşısa bile hizmet kusuru oluşturacağı ve idarenin daha sonra rücu etme hakkı saklı olup tazmin yükümlülüğünün doğduğunu gösteren” İdare Hukuku’nun bilinen ilkelerinden olan bu hükmün uygulanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenler sonucunda olay günü yaşananların …..İdare Mahkemesinin kararında belirttiği gibi 2918 Sayılı KTK’nun “işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu“ başlıklı 85.Maddesi kapsamında değerlendirilmeyip uyuşmazlığın İdare Mahkemelerinde çözülmesi gerektiği ve olay her ne kadar polis memurlarının şahsi aracının çarpması sonucu olmuşsa dahi olay günü yaşananlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın bir toplumsal olay sırasında gerçekleştiği ve 2577 sayılı İYUK madde 2 de belirtilen değerlendirmelerin yapılması gerektiği açıktır.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda sunulan nedenler ile dosyanın incelenmesinden tespit edilecek diğer nedenler karşısında …. İdare Mahkemesinin Yasaya, Anayasaya ve Hukuka aykırı …. tarih, …. Esas ve ….. Karar Sayılı davanın GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE DAİR KARARI’nın BOZULMASINA karar verilmesini saygı ile talep ederim.
(Tarih)
DAVACI VEKİLİ
(Ad, Soyad, İmza)