Şikayetten Vazgeçme Nedir?
Şikâyetten vazgeçmeye değinmeden önce Kanun’daki şikâyete ilişkin düzenlemelere değinmekte fayda olunduğunu düşünüyoruz. Buna göre, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.” Bu sürenin başlangıcı ise, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği gündür. Ayrıca şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisinin altı aylık süreyi geçinmesi, bundan dolayı diğerlerinin haklarını düşürmez.
Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. Şikâyetten vazgeçme hakkına sahip olanlar, esasta şikâyet hakkına sahip olanlardır. Bunlar da suçtan zarar görenler, yani suçun mağduru veya mağdurlarıdır.
TCK m. 73/6’ya göre, “Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. ’’
Bu noktada sîzlerin dikkatini çekmek istediğimiz husus, Kanun’da şikâyetten vazgeçmenin onu kabul etmeyen SANIĞI etkilemeyeceğinin belirtilmiş olmasıdır. Başka bir ifadeyle, ŞÜPHELİ HAKKINDA YAPILAN ŞİKÂYETTEN VAZGEÇMENİN ŞÜPHELİYİ ETKİLEYEBİLMESİ İÇİN ŞÜPHELİNİN BU VAZGEÇMEYİ KABUL ETMESİNE GEREK YOKTUR. Örneğin, TCK m. 86/2 kapsamında olan basit yaralama suçunda mağdur şüpheli hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğinde artık bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilmesi için Cumhuriyet savcısının ayrıca bu vazgeçmeyi şüphelinin kabul edip etmediğini sormasına gerek yoktur. Kanun’daki bu ince ayrım soru olarak sorulmaya çok müsaittir.
Suç ister iştirak hâlinde işlenen bir suç olsun ister olmasın suçun mağdurunun veya zarar göreninin birden fazla kişi olduğu durumlarda bunlardan birinin şikâyet süresini geçirmesi diğerlerinin şikâyet hakkını etkilemez. Sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme ise diğer sanıkları da kapsar ancak bunun söz konusu olabilmesi için suçun iştirak hâlinde işlenmiş olması ve sanığın da bu vazgeçmeyi kabul etmiş olması gerekir. Burada sanıklarda çokluk, ilk durumda ise mağdur (ya da suçtan zarar gören)da çokluk hâli olduğuna dikkat edilmelidir.
Ayrıca TCK m. 73/7 hükmü uyarınca, kamu davasının düşmesi hukuki ilişkileri etkilemez.