HAKSIZ FİİL SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI
YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
ESAS: 2014/8991
KARAR: 2015/4786
Davacılar M…. ve diğeri vekili Avukat …tarafından, davalı H.. aleyhine 13/11/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalının evli olan davacı M…’ı çeşitli vaadlerle ikna ederek birlikte karı koca hayatı yaşamaya başladıklarını, davalının sözlerini tutmaması üzerine aralarında anlaşmazlık çıktığını, davalının M… ile 26/10/2002 tarihinde M…’ın babasının evine gittiklerini, M…’ın geri dönmek istememesi üzerine davalının M…’ı zorla arabaya bindirip, hızla uzaklaşmaya çalışırken kaza yaptığını, kaza sonrasında M…’ı ve olay yerine gelen ninesi davacı E…’ı bıçakladığını belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararlarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, süresinde zamanaşımı definde bulunmuş, esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların bilirkişi tarafından hesap edilen geçici iş göremezlik zararları ile manevi tazminat istemlerinin bir kısmı hüküm altına alınmıştır.
Davaya konu eylem nedeniyle, ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; davalının her iki davacıyı bıçakla yaralamaktan ve davacı M.. Y..’ı hürriyetinden yoksun bırakmaya eksik teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, karar temyiz edilmeden 21/03/2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olduğuna göre, zamanaşımı süresinin belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 60/1-2 maddelerinin uygulanması gereklidir. Buna göre zamanaşımı süresi, zarar görenin, haksız eylem ve failini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl, her halükarda zarar veren eylemin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıldır. Eğer fiil ceza kanunları uyarınca daha uzun zamanaşımı süresi bulunan cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş ise ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Dosya kapsamından, davalının eylemi aynı zamanda suç teşkil etmekte olup, eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın zamanaşımını düzenleyen 102. maddesine göre zamanaşımı süresi 5 yıldır. Eylem tarihi 26/10/2002 olup, dava 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 13/11/2009 tarihinde açılmıştır. Şu halde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.