Cevap Dilekçesinin Islahı İle Sonradan Zamanaşımı Definde Bulunulabilir

Cevap Dilekçesinin Islahı İle Sonradan Zamanaşımı Definde Bulunulabilir

YARGITAY 22. Hukuk Dairesi
2017/30905 E.
2017/12578 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalıştığını belirterek kıdem tazminatı yıllık izin, giyim ve eşya yardımı, bayram, ikramiye ve ücret alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya içeriği tanık beyanları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, kanuni süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut olayda, Mahkemece davacının talep etmiş olduğu yıllık izin, giyim ve eşya yardım alacağı, bayram yardımı, ikramiye alacakları için bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak kabulüne karar verilmiş, söz konusu alacaklara dava ve ıslah tarihinden faiz yürütülmüştür. Ancak davacının taleplerini arttırdığına dair ıslah dilekçesi olmadığı gibi, ıslah harcı yatırıldığına dair makbuz da bulunmamaktadır. Bu halde, davacının kısmi dava konusu yaptığı miktarları ıslahla arttırdığına ilişkin usulüne uygun yapılmış bir ıslah bulunmadığından kısmi dava konusu yapılan miktarlara göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde kabulle hüküm tesis edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla zamanaşımı def’inin ileri sürülmesi hukuken mümkün olup, karşı tarafın muvafakatine de ihtiyaç bulunmamaktadır. Davalı cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla dava dilekçesine karşı kanuni süre içerisinde zamanaşımı def’inde bulunduğundan, davacının hak kazandığı alacaklarının, dava zamanaşımı def’i dikkate alınarak yöntemine uygun biçimde yeniden belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.