İş Sözleşmesinde Cezai Şart Maddesinin Geçerlilik Şartları

İş Sözleşmesinde Cezai Şart Maddesinin Geçerlilik Şartları

Soru: Özel bir tıp merkezinde 2 gün önce hemşire olarak işe başladım, sözleşme imzaladım. Fakat işi bırakmak istiyorum. Sözleşmenin bir maddesinde tek taraflı feshi halinde 10 bin TL tazminat ödenmesi diye bir madde vardı. İşten ayrılsam bu tazminat bana sorun yaratır mı?

Cevap: İş sözleşmesinde cezai şartın geçerli olarak kabul edilebilmesi için şu şart­ların gerçekleşmesi gerekir:

  • İşçi ve işveren arasındaki sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olması gerekmektedir. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde sözleşmenin sona erme ta­rihi belirli olmadığından cezai şart kavramından bahsedilemeyecektir.
  • İşçi ve işveren bakımından kararlaştırılan cezai şart miktarları orantılı ol­malıdır. Yargıtay içtihatlarına göre eşitsizliğin söz konusu olması halinde bütün cezai şart geçersiz değildir. İşçi aleyhine düzenlenen cezai şart işve­ren bakımından düzenlenen cezai şart olmalıdır.
  • Taraflar arasındaki belirli süreli is sözleşmesi süresi dolmadan önce sona erdirilmiş olmalıdır.
  • Cezai şart talep eden işçi ise; sözleşme işçi tarafından haklı nedenle veya işveren tarafından haksız nedenlere dayanılarak feshedilmiş olmalıdır.
  • Cezai şart talep eden işveren ise; sözleşme işveren bakımından haklı ne­denle veya işçi bakımından haksız nedenlere dayanılarak feshedilmiş olma­lıdır.
  • Hizmet akdinin feshi haklı sebebe dayandırılmalıdır. İşçi ve işveren bakı­mından cezai şartın talep edilmesine neden olan fesih işleminin haklı nede­ne dayanıp dayanmadığının mahkeme tarafından belirlenmesi cezai şartın tahsili aşamasında zaruridir.

Bağlayıcı sözleşmelerde kural olarak ortada haklı bir neden yokken ayrılmak, cezai şartı ödemeyi gerektirir. Süresi belirli bağlayıcı akitlerde bu bağlayıcılığın her iki taraf için de geçerli olması gerekir.

Nedensiz yere akdi tek taraflı olarak fesih etmeniz halinde, cezai şartlarla karşı kar­şıya kalabilirsiniz. Cezai şart içeren bağlayıcı sözleşmelere konulan fahiş rakamlar mahkemelik olma durumunda hakim tarafından indirilmektedir. Süresi belirli hizmet sözleşmelerinde süre bitiminde karşı tarafa bir tebligat yapılmazsa, sözleşme aniden aynı süre kadar uzar. Bu durumda siz sözleşmenin bitiminden önce işten çıkartılmış olursunuz ve sözleşmedeki cezai şartları ve geride kalan süreyi karşı taraftan talep edebilirsiniz.

Örnek Yargıtay Kararları:

  1. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 12.05.2008 tarihli 2008/12196 karar 2007/18761 Esas kararında; İşçiye işverence verilen eğitim, işçinin iş ye­rinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işve­rence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. İşçinin de verilen eğitim karşı­lığında işverene belli bir süre iş görmesi işverene olan sadakat borcu kap­samında değerlendirilmelidir. Bununla birlikte verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 Sayılı İş Kanunun 78. ve devamı maddeleri hükümlerine göre iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderlerin işçiden talebi mümkün görül­memelidir.
  2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 02.05.2008 tarihli 2008/11063 karar 2007/17475 Esas numaralı kararında; Davacı ve davalı arasında akdedi­len 19.7.2004 tarihli sözleşmenin 10/2 maddesinde çalışana toplam kredi tutarının % 20 tutarında tazminat ödeneceği düzenlenmiştir. Bu madde içerik itibarıyla cezai şart hükmündedir. Madde metni incelendiğinde cezai ima göre tek taraflı cezai şartın tek taraflı düzenlendiği görülmelidir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tek taraflı cezai şart geçerli değildir. Bu nedenle mahkemece cezai şarta karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
  3. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 19.09.2006 tarihli 2006/24107 karar 2006/20156 Esas numaralı kararında; Taraflar arasında kararlaştırılan cezai şart tutarı fahiş durumdadır. Mahkemece bu konuda yapılan indirim yeterli olmamıştır. Çok daha yüksek bir oranda indirime gidilerek, anılara istekle ilgili bir karar verilmelidir.
  4. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi E. 2006/6891 K. 2006/15193 kararında; Da­vacı banka tarafından davalı işçi hakkında açılan bu davada, taraflar ara­sında imzalanmış olan rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın ödetilmesi talep olunmuştur. Mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı işçi ile iş ilişkisinin kurulduğu 26.2.2002 tarihinde taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde, işçinin müfettiş yardımcısı olarak görev yaptığı belirtilmiş ve davacı işçinin teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu sebebiyle asgari 4 yıl süreyle çalışması şartı öngörülmüştür. İşçinin 4 yıllık süre dolmadan ayrılması halinde diğer bankalar ile finans sektöründe faali­yet gösteren mali kuruluşlarda çalışmayacağı taahhüt edilmiş, bu süre 2 yıl ile sınırlandırılmış ve Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgesi kapsamına gi­ren illerde geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.

Borçlar Kanununun 348. maddesinin 2.fıkrasında, “Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzun­dan istifade ederek iş sahibine görünür derecede bir zarar husulüne sebe­biyet verebilecek ise, caizdir” şeklinde kurala yer verilmiştir. Somut olayda iş yerinde müfettiş yardımcısı olarak çalışan davalının müşterileri tanıma, işin sırrına vakıf olma ve en nihayet işverenin görünür bir zararına neden olabilmesi yönlerinden gerekli inceleme yapılmamıştır. Konunun uzmanı olan bir bankacı bilirkişiden rapor alınmalı ve davalı işçinin davacı banka­daki çalışma sistemi belirlenerek, Borçlar Kanununun 348/2.fıkrası hükmü doğrultusunda cezai şartın geçerli olup olmayacağı mahkemece bir değer­lendirmeye tabi tutulmalıdır. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Kısmi Süreli İş Sözleşmelerinde Cezai Şart

İş Sözleşmelerinde Cezai Şart Mevzusu; 4857 sayılı İş Kanununun 8. maddesi sözleşmede bulunması gereken asgari unsurları belirlemiştir. Sözleşmelerde belirle­nen asgari unsurlar dışında kanunlara aykırı olmamak şartıyla taraflar serbestçe söz­leşmeleri düzenleyebilirler. Kanunlara aykırı madde sözleşmelere konulsa ve taraf­lar kabul etse bile bu maddeler geçersiz sayılır. Sözleşme serbestisi ilkesi gereği ta­raflar zorunlu unsurların dışında sözleşmeye cezai şartlar koyabilirler.

Kısmi Süreli İş Sözleşmelerinde Cezai Şart; 4857 sayılı İş Kanunumuzun 11. maddesi “ İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun  ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincir­leme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar”. Bunun yanında sözleşmede belirli bir süre belirtilmiş olmasa dahi, işin tamamlanması objektif koşullara bağlı ise, sözleşme yine belirli süreli iş sözleşmesi olarak nitelendirilir.